• Post on Facebook
  • Twitter
  • pdf
  • Print version
  • save
Most Popular

İslam'da Cihad’ın Motivasyonları

|   |   times read : 15
Font size: Decrease font Enlarge font

Yüce Allah’ın Adıyla

İslam'da Cihad’ın Motivasyonları

Muhterem Dinî Taklit Mercii Şeyh Muhammed Yakubi (gölgesi esirgenmesin) ...

Saygı arz eder, Allah’ın selam, bereket ve nimetlerinin üzerinize olmasını dilerim...

Her şeyden önce kendimi tanıtmak istiyorum. Ben  Musul şehrinden Iraklı Hristiyan bir rahibim. Şimdi  Fransa’nın Paris şehrinde yaşıyorum. Dinler Araştırmaları branşını okuyorum ve uzmanlaşma alanım Dinler Arası Diyalog disiplini olacak. Gelecek yıl derslerim bitecek ve yüksek lisansı tamamlayacağım.

     Yüksek lisans tezim İslam ve Hıristiyanlık’ta Cihad konusu hakkında olacak. Bu, bildiğiniz gibi, dikenli ve genellikle orijinal bağlamından koparılıp yanlış anlaşılan bir konudur. Araştırma danışmanım konuyu yalnızca Sünni fıkhı ile değil aynı zamanda Şii fıkhı açısından da ele almamı çok vurguluyor. Kaynaklarımın çoğunu Ehli Sünnet kitapları oluşturuyor ve kıymetli Şia kaynaklarından ise Bihar’ul-Envar, Mizan’ul-Hikmet, Men La Yahziruhu el-Fakih, el-Kafi ve et-Tahzib bulunmaktadır.

Bana fayda sağlayacak önerebileceğiniz ek kaynaklar var mı? Araştırmamı iyi yapabilmem için bana vereceğiniz bir tavsiyeniz var mı? Bütün bunlar için teşekkür ederim. Zati âlinizden Cihad kavramı hakkında Sünni fıkhı ve Şii fıkhı arasında ne gibi bir farkın olduğu hususunda beni bilgilendirmenizi talep ediyorum. Sizin bakışınızda bu fark nedir?

 

Yüce Allah’ın Adıyla

Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun

Arzu ve zevklere bağlı alçalma, sapma, bencillik ve aldatmadan soyutlanmanın, sevgi ve alçakgönüllülüğün sembolü, efendimiz İsa Mesih'in (a.s) doğum günü bayramını tebrik ederim.

İsyankar, zalim, baskıcı ve vahşi güçlerin ezdiği Musul’daki ve Irak’ın tüm şehirlerindeki Iraklıların çekmiş olduğu sıkıntıların paydaşı ve bir kardeşimiz olarak size hoş geldiniz diyoruz. Allah bize, size ve tüm yurttaşlarımıza yardım etsin. Allah herkesin endişe ve ıstırabını gidersin

Kitaplar bu araştırmada size pek yardım edemez/doyuramaz. Çünkü medeniyetsel dönüşümler ışığında ve sahadaki yeni gelişmelere göre ve özellikle terörist grupların bu kutsal ünvanı (cihad) çarpıtmasının ardından onların yeni bir yoruma ihtiyacı var. İslam bu terörist grupların vahşi eylemlerinden beridir.

Takipçilerinin yararlanması için fıkıhçıların yazmayı adet edindikleri Şerî Hükümler Ansiklopedisine müracaat ederseniz ve benim Esenlik Yolları olarak adlandırdığım ilmihale bakacak olursanız, bunların cihat babından yoksun olduğunu görürsünüz. Bu yüzden ben yüce Allah’ın izniyle bu konuyu çağdaş,  olgun ve rasyonel bir vizyona göre yeniden ele almak için daha uzun bir fırsat arayışındayım.

Kur'an-ı Kerim ve masumların (a.s) hadis-i şeriflerinden öğrendiklerimin özeti şudur: Yeryüzünde bozgunculuk çıkarıp insanların hayatı ve genel toplumsal düzeni tehdit etmedikçe ya da insanların özgürce kendi inanç ve kutsallarını yaşamasını engellmedikçe, insanlara baskı uygulamadıkça ve şiddet uygulayarak dinlerini değiştirmeye yeltenmedikçe biriyle savaşmak veya onu öldürmek caiz değildir.

Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! (İnkâra) son verirlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür.” (Enfal/39). Aynı şekilde Allah şöyle buyuruyor: “Allah ve Resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvalığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.” (Maide/33) Hakeza, İslam ordularının savaşması ve yola düşmesi, güçlerini veya etkinliklerini genişletmek veya ganimet toplamak  ve birini İslam'ı kabul etmeye zorlamak için değil, bilakis halklarına baskı yapan ve onlara gerçeğin sesini dinleme özgürlüğünü vermeyen tağut ve müstekbirlerin bozgunculuğunu püskürtmek içindi. Eğer bu engeller kaldırılırsa (bugünün dünyasında olduğu gibi), savaşa gerek kalmaz. Çünkü; “dinde zorlama yoktur.” (Bakara/256) İslam devletinde değişik dinlere mensup insanlar vardı ve kimse onlara dinlerini değiştirmek için baskı uygulamadı.

Eğer dini metinlerde, müşrikler ve diğerleri ile savaş gibi belirli başlıklara yer verilmişse, bu onların müşrik olması gibi özsel durumlarıyla ilintili olmayıp eylemleriyle ilgilidir; onların Müslümanlara saldırması ve dinlerini zorla değiştirmeye yeltenmeleri nedeniyledir. Her haliyle, bu hususta söylenecek çök şey vardır ve ben kitaplarımda birçok yerde bu konuya değindim. Size dua ediyor ve başarılar diliyorum.

 

Muhammed Yakubi

25.12.2014