• Post on Facebook
  • Twitter
  • pdf
  • Print version
  • save
Most Popular

Kamu Sanayi Şirketlerinin Yeniden Yapılandırılması Projesi Hakkında

|   |   times read : 16
Font size: Decrease font Enlarge font

Yüce Allah’ın Adıyla

Kamu Sanayi Şirketlerinin Yeniden Yapılandırılması Projesi Hakkında[1]

Hükümet, geçen Salı günü Bakanlar Kurulunun gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı tavsiyenin ardından, 12.2.2015 Perşembe günü, gelir kaynaklarını çeşitlendirecek özel sektörün geliştirilmesi girişimini görüşmek üzere uluslararası uzmanların katıldığı bir konferans düzenledi.

Girişim başlığının, Iraklıların ülkelerini Allah’ın izniyle tek taraflı gelirden çıkarma, yükseltme, ilerletme ve geliştirmeye dönük isteklerini temsil ettiğine şüphe yok.

Bununla birlikte, bu tür girişimler bağlamındaki geçmiş deneyimler sinir bozucu ve acı vericidir. Çünkü doğru şekilde gerçekleştirilmemişlerdir. Bunlar, kamu karşısında ilan edilmiş bir görünüme sahip olmakla birlikte, arka planda bazı etkili politikacıların amacını temsil ediyordu. Her girişimde tecrübe, arka planın uygulanmasıyla, etkili sınıfa yarar sağlayan ve yoksul insanların aleyhine onlara yolsuzluk ve zenginleştirmeye dönük geniş kapılar açmayla ve beyan edilen yani insanları aldatan ve umutlarını besleyen kısmın kenara konmasıyla sona erdi.

Bu deneyimler bizi bu planın sonuçları ve olumsuz yansımaları hakkında endişelendirmektedir. Bu yüzden sürecin kifayetli, tarafsız ve vatansever niteliklere haiz yetkili finansal, yasal, teknik, ekonomik ve politik uzmanlar tarafından denetlenmesini talep ediyoruz.

Bu plan, örneğin, hükümetle ilişkili kamu kuruluşlarının yeniden yapılandırılmasını ve bunların karma anonim şirketlere veya özel şirketlere dönüştürülmesini içermektedir. Milyarlarca tahmin edilen bazı teçhizatlarının, ekipmanlarının ve makinelerinin toprak fiyatında satılması ve yaygın yolsuzluklarda eli olan birkaç büyük dev tarafından satın alınması yahut bölge ülkeleri veya büyük ülkeler tarafından alınıp basit bir rehabilitasyondan geçirildikten sonra yeniden altın fiyatına satılması veya borsaya sunulması beklenmektedir. Bu işletmelerin birçoğu üretken olduğu ve ithal sanayilerle rekabet edebileceği için, konu hakkında bilgi sahibi olanlar, bu başarılı ve üretken şirketlerin bir kısmını yeni üretim hatları ve modern makinelerle donatmak için geçtiğimiz yıllarda milyarlarca harcandığını, ancak ucuz (hurda) fiyatlarla hesaplanacaklarını biliyorlar.

Elbette kusur bunda değil, ardışık hükümetlerin yanlış yönetiminde ve sınırların ötesindeki iradeye bağlılık ve kişisel menfaat ve patronlarının çıkarları nedeniyle Irak için yıkıcı ajandaların uygulanmasındadır. Bu büyük fabrikaların ve modern ekipmanların kaderi, kenara konmak ve işlevsiz kılınmak olmuştur ve devlet kurumlarının kamu şirketlerinin üretimiyle ilgilenmemesi, başarısızlıklarına zemin hazırlamıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı yurtdışında baskısını yapıyor ve modern makinelerle donatılmış olmasına rağmen devlet baskısı işlemiyor. Elektrik Bakanlığı yurtdışından trafo ithal eder ve ulusal yaratıcı şirketlerimizin üretimlerine yüz çevirir. Ticaret Bakanlığı, milyonlarca ton tahıl ithal eder ve aynı zamanda, tahılların depolandığı depoların inşa edilmemesi nedeniyle yüz binlerce ton tahıl heder eder.İçişleri ve Savunma Bakanlıkları, çalışanlarının ihtiyaçlarını ithalatçıdan daha az önemli olmayan ulusal giysi, dikiş ve tekstil fabrikalarının ürünlerinden karşılasaydı, bu şirketler kazanacaktı.

Irak devleti, vurguncuların ellerinden hiçbir şeyi korumayacak şekilde geniş çaplı bir sistematik hırsızlığa maruz kalıyor. Bu, 1991'de kamu malı pahasına, bir dizi mafya liderlerini ve uluslararası gelirlere bağlı kesimleri zenginleştirmek için Sovyetler Birliği'nin çöküşü ve parçalanmasından sonra ortaya çıkan duruma benziyor. Irak'taki durum daha kötü ve daha tehlikeli, çünkü kaos ezicidir. Devlet kurumlarının idaresi ve kamu fonlarının ödenmesi için uygun bir idare yoktur. Yolsuzluk ve tahribatın öncülerini hesaba çekmek için bir irade bulunmamaktadır.

Gözlemciler, Irak'ı hakikati ateş olan haram süt ineği ve yolsuzluk yatağı olarak tutmak için, her ulusal ekonomik yükselişi yok etme konusunda ustaları ile işbirliği içinde birçok etkili Iraklı politikacının oportünizmine dair endüstriyel, tarımsal ve ticari alanlarda sayısız kanıt olduğunu biliyorlar. İçinde büyük bir ekonomik patlama ve çok sayıda iş potansiyeli barındıran 10 yıldır durmuş olan Büyük Faw Limanı açık örneklerden biridir.

Irak'ın çeşitli illerinde Sanayi Bakanlığı fabrikaları, özellikle de Basra'daki dev fabrikalar hurda pazarında satılmak için kasıtlı olarak işlevsiz kılınmakta ve aynı pozisyonda faaliyet gösterip aynı işlevsiz kılınan ulusal projenin imkânlarından, ekipmanından ve malzemelerinden faydalanan yabancı şirketlere yatırım ruhsatı verilmektedir.

Özel sektör de aynı sorundan mustariptir. Üretken bir ulusal proje tamamlandığında, yolsuzluk liderleri onunla mücadele etme yolunda fiyatları düşürerek ve ürünlerini boykot ederek projenin zarara uğraması ve başarısızlıkla sonuçlanması için çıkarları doğrultusunda çalıştıkları ülkelerle işbirliği yapmaktadır.[2] Etkili politikacıların zerre kadar bir yurtseverlik hassasiyeti olsaydı, ulusal sanayiyi teşvik eder ve ürününü desteklerlerdi.

Özel sektörün neden sadece kamu şirketlerinin yapılandırılması ve tasfiyesi yoluyla yeniden canlandırıldığını ve desteklendiğini sormak bizim hakkımız değil mi? Bu girişimlerin gerçekliğine güvenebilmemiz için hükümetin özel sektör projelerini destekleme ve ulusal ürünü koruma çabaları nerededir?

Konferansın organizatörleri, bu 200 şirketin on binlerce veya yüz binlerce üyesinin etkilenmediğini söyledi. Bu savunmasız insanların ve ailelerinin tepkilerini sadece uyuşturuyor ve emiyor. Çünkü bu iddia güvenilmezdir, makul değildir ve tamamen planın belirtilen hedefleriyle ve yatırımcıların çıkarlarıyla kesişmektedir.

Biz içinde bulundukları sıkıntı ve beladan dolayı Iraklıları teselli ediyor ve onları devlet ve kurumlarının işletilmesindeki tuhaflığı ve haklarını ve menfaatlerini güvence altına alan mekanizma ve yasaların kurulmasını talep etmek ve bu farkındalığı aralarında, özellikle güvenilecek seçkinler arasında yaymak için önlerindeki alarm zillerini duymaya çağırıyoruz. Hükümetten sorumluluklarını yüce Allah, halk ve tarih mahkemesi önünde hatırlamasını istiyoruz. Hükümetin en önemli sorumluluklarından biri, insanlara merhamet göstermek, onlara hizmet etmek ve ihtiyaçlarını gidermektir. (Sorumlu olduklarını söylediler) Saffat/24.

Muhammed Yakubi / Necef-i Eşref

22 / Rebiüssani / 1436 – 12.02.2015

 



[1]. Açıklama ekonomistlerden büyük ilgi ve beğeni aldı ve politikacılar itaat etmeye mecbur kaldı. Yeniden yapılandırma planları durdu ve bu şirketlerin çalışmalarını yürütmesi için girişimler başlatıldı.

[2]. Irak El-Hürre kanalı, 9.2.2015 tarihinde akşam bülteninde günde 3000 tondan fazla üretim kapasitesine sahip ince beyaz şeker üretimine ilişkin büyük bir fabrikanın açılışı üzerine bir rapor sundu. Yerel pazar için yeterli olan bu fabrika Iraklı ve Arap yatırımcılara 250 milyon dolara mal oldu. Fabrika, bazıları Arap olan binlerce teknisyen ve işçi çalıştırıyor. Fabrika müdürü, fabrika üretime başladığında, bazı komşu ülkelerin projeyi iptal etme gayesiyle şeker pazarını kırmak için hareket ettiğinden şikayet etti. (Haber özeti bitti) Özel sektörün desteklenmesi ve canlandırılmasına nasıl inanacağız.